Dyatlov Geçidi veya En Büyük Sır

Posted: 16 May 2009 in Alacakaranlıktan Gelenler, Bilinmeyen Dünya, UFOlar ve Dünya Dışı Yaşam

Dyatlov'un Ekibi

Dokuz deneyimli dağcı 1959 senesinde bir gece ansızın dışarının dayanılmaz soğuğuna aldırmaksızın Ural dağları eteklerindeki kamp çadırlarından, gerilerinde ayakkabılarını, elbise ve giyeceklerini bırakarak kaçtılar. Clad’ın üzerindeki pijamasıyla, sığındığı ormanda eksi 30 derece soğuğa dayanması imkansızdı.

Olayı araştıran müfettişler de şaşkınlıklarını gizleyemediler. Dosya çok gizli sınıflandırması ile raflara kaldırılırken, olaya “bilinmeyen zorba bir gücü sebep olduğu” sonucu yazıldı.

Elli yıl önce bir Cumartesi gecesi meydana gelen ve 9 genç dağcının anlaşılamayan ölümleri ile sonuçlanan olay Ural Dağlarının bir kösesinde unutulmaya bırakıldı. Ta ki 1990 senesinde Rusya’nın yeniden yapılanma dönemine kadar… 1990 yılında sır arşivden çıkartıldı. Araştırmalar başladı. Ancak ölenleri yakınları için esrar perdesi bırakın kalkmayı aralanmadı bile..

Ekibe hastalığı sebebiyle katılamayan ve böylece dağcıları benzer kaderinden kurtulduğu anlaşılan Yury Yudin yıllar sonra olayın incelendiği bir televizyon belgeselinde “ eğer Tanrı’ya tek bir soru sorma şansım olsaydı; bu soru ‘o gece arkadaşlarıma ne oldu?’ olacaktır” demekteydi.

Her şey Böyle Başladı

Yudin ve Ural Politeknik Enstitüsü’nden dokuz öğrenci 28 Ocak 1959 günü iki hafta sürecek bir gezi için Ural dağlarında yolculuğa başladılar. Yolculuk kuzeyde bulunan ve son yerleşim yeri olan Vizhay’a kadar planlanmıştı. Seferi başında oldukça deneyimli bir dağcı olan Igor Dyatlov vardı. Heyetteki herkes daha önce de daha zorlu deneyimlere katılmış, çetin insanlardı. Yudin daha seferin başında rahatsızlandı ve ekipin gerisinde kaldı. Böylece ekip 2 si kadın 7’si erkek toplam dokuz kişiden oluşacaktır.

Kayakçılar 2 Şubatta Otorten’i geçerek Holat Syahl tepesine ulaşmayı başardılar. Ekipten kalan fotoğrafları ve günlükleri inceleyen müfettişlere göre saat 5’te çadırlarını kurarak kamp yeri oluşturdular. Kayakçıların bu bölgeyi neden tercih ettikleri belli değil. Çünkü grup 1,5 km. ileride dağ eteğindeki ormanlık bölgeye kamp kurmuş olsaydı, böylece iklimin sert etkilerinden de kendini koruyabilecektiler. Böylesi bir noktayı seçmiş olmaları bir şeylerden endişe ettiklerini düşündürmektedir.

Yudin’e göre bunun sebebi Dyatlov’un orman içindeyken etraflarındaki orman örtüsü nedeniyle tepeyi gözden kaybetme korkusu olmalıydı.

Keşif seferi için Enstitüden ayrıldıkları sırada Dylatlov Otorten Dağından Vizhay’a döndüklerinde durumları hakkında telgraf çekeceğine söz vermişti. Bu işin muhtemel tarihi 12 Şubat olarak planlandığı için o güne kadar kimse grubun durumundan endişe etmediler. Hatta Dylatlev Yudin’e bir kaç gün gecikme olabileceğini de söylemişti. Ancak 20 Şubattan sonra alarm çanları çalmaya başlayacaktı. Enstitü ve kayakçıları yakınları öğrencilerin aranması için polis ve askeri yetkililerden yardım isteyeceklerdir. Bölgeye askeri keşif uçakları ve helikopterler gönderildi.

Cesetlere Ulaşılıyor

Öncü arama ekipleri 6 gün sonra 26 Şubatta kamp yerine ulaşabildiler. Yekaterinburg’dan gelen telgrafta ekip başkanı Mikhail Sharavin “Yarıya kadar yırtılmış ve içi kar ile dolmuş çadıra ulaştık. İçi boş, ancak grup ayakkabılarını bile çadırda bırakarak burayı terk etmiş,” diye yazmaktaydı.

Ekibin Çadırı

Yapılan teknik incelemede çadırın içeriden yırtıldığı ve civarında karın altında kalmış olan 7-8 kişiye ayak izlerinin olduğu anlaşıldı. Ayak izlerinin hiç birinde ayakkabı veya çorap giyildiğine dair belirti yoktu. Bu ayak izleri yalın ayaklı birilerine aitti. Hem de gecenin o dondurucu soğuğunda..

Peki, çadırdaki gençleri, gecenin bir yarısı dondurucu soğukta, yalın ayak ve bir daha hiç kullanmamak üzere çadırlarını yırttırarak dışarı kaçmaya zorlayan hangi güçtü?

Araştırmayı yürüten dedektiflere göre bu ayak izleri gruptakilere aitti ve hiç bir yabancı ayak izi tespit edilemedi. Kampta 9 dağcıdan başka kimse yoktu. Civarda da..

Ayak izleri dağın eteğindeki ormana doğru gidiyor ancak 5oo metre sonra aniden yok oluyordu. Sharavin ilk iki cesedi ormanın sınırında bir çam ağacının altıda buldu.

Cesetler ekipteki 24 yaşındaki Georgy Krivonischenko ve 21 yaşlarındaki Yury Doroshenko aittiler. Ve her ikisi de ayakları çıplak ve üzerleri elbisesizdi. Sadece iç çamaşırı giymişlerdi. Yanlarında yakılarak kömürleşmiş ağaç parçaları vardı. Çamın dalları ağacın 5 metre kadar üst kısımdan koparılmıştı. Demek ki, adamlar olaydan sonra ağacı tepesine çıkarak etrafa veya bir şeylere bakmışlardı. Bir kısım dal kırıkları kar üzerinde dağınık olarak bulundu.

Yardım Arama Ekipleri

Dyatlov, Zina Kolmogorova (22) ve Rüstem Slobodin (23)’e ait sonraki üç ceset ağaç ile kamp arasında 150 metre ara ile bulundu. Cesetler arasındaki mesafeden onları kampa dönmeye çalışırlarken öldükleri sonucuna varıldı.

Uzmanlar hemen adli tahkikata giriştiler. Cesetler üzerinde yapılan otopsi işlemlerinde net bir sonuca ulaşılamadı. Adli tıp uzmanları beş cesedin hypothermia (yani soğuk etkisi ile donarak) neticesi öldüğünü açıkladılar. Slobodin’i kafasında fraktür tespit edildi ancak bu kırık ölümcül olmadığı anlaşıldı.

Olay mahallinde kalarak 2 ay boyunca araştırmalarını sürdüren araştırma ekibi çamlıklardan 75 metre uzakta kara gömülü dört cesedi daha ortaya çıkardı.
Nicolas Thibeaux-Brignollel(24), Ludmila Dubinina (21), Alexander Zolotaryov (37), ve Alexander Kolevatov (25). Bunları travmatik ölümler olduğu anlaşılacaktır. Thibeaux-Brignollel’ın kafatası kırılmış, Dubunina ve Zolotarev’in kaburga kemiklerinde kırıklar bulunmakta ve gene Dubinina’ın dili yerinde sökülmüştü.

Tüm bunlara rağmen cesetlerin travmaya uğrayan kısımlarının dış yüzeylerinde yani cesetlerin üzerlerinde yaralanma belirtileri yoktu. Yani kırık kemikleri etrafını saran kas-et ve deri üzerinde yaralara rastlanılmadı. Cesetlerdeki tahribat araba çarpmasına benzetilmesine karşın yara izleri oluşmaması olayı esrarengizliğini iyice arttırdı.

Sır İyice Yoğunlaşıyor

Son dört ceset diğerlerinden daha kötü giyimliydi. Anlaşılan sonraki, ilk kim öldüyse onun kıyafetlerini üzerine geçirmişti. Zolotaryov, Dubinina’ın kürklü montunu ve şapkasını giymişti. Dubinina’ın ayağında ise Krivonishenko’un yün pantolonu vardı.

Elbiseler üzerinde yapılan incelemelerde ise yüksek oranda radyasyona rastlanılmış olması başlı başına muamma idi.

Olayda bir kaç ay geçtikten sonra yetkililer itham edecekleri kimseye ulaşamadıklarını, vakıanın çözümsüz kaldığını açıkladılar. Böylece dosya gizli bir arşive gönderilerek unutulmaya terk edildi.

Yıllar sonra sırrı çözmeye çalışan Yekaterinburg-Dyatlov Olayını Araştırma Derneği Başkanı Yury Kuntsevich olayın olduğu sene 12 yaşında olmasına rağmen otoritelerin ve araştırmacıları olayı halktan saklama gayreti içinde olduklarını hatırlamaktaydı.

Savcılık önce Mansi yerlilerinin bu cinayetleri işledikleri iddiasını araştırdı. Güya kendi yurtlarına geçiş yolu açan kâşifleri birilerin cezalandırdığı düşünüldü. Oysa ne Otorten ve ne de Holat-Syahl yöre halkınca kutsal veya özelliği olan yerler değildi. Keza olay mahallinde de dokuz kayakçıdan başkaları olduğuna dair hiç bir iz ve belirti yoktu. Otorten Dağı Mansi dilinde “Ölüm Dağı” anlamına geliyordu. Hepsi o…

Daha sonraları olayı yeniden ele alan Rus uyruklu bir tıp uzmanı çok güçlü bir rüzgarın vücutta yumuşak dokuya zarar vermeden kemikleri kıracağını iddia etti. Belgeleri inceleyen Dr. Boris Vozrozhdenny “bu bir araba kazasındaki etkiye eşit etki doğurur,” dedi. Yani kayakçılar güçlü bir fırtınaya tutularak çadırdan çıkmış, yaralanmış, yollarını kaybetmişlerdi.

Uçan Küreler Füze mi UFO mu?

1990 yılında bir röportaj sırasında olayı inceleyen başmüfettiş Lev Ivanov o tarihlerde bölgede görev yapan üst düzey yetkililerden kendisine olayı kapatarak gizli sınıflandırması ile bulduklarının saklanmasını emrettikleri anlatmıştır. Kendisi de bu yetkililere, içlerinde olayı gören askerler ve hava tahmin görevlileri dahil çok sayıda tanık olması sebebiyle böyle bir şeyin mümkün olmadığını; Şubat ve Mart ayları içinde olayı gerçekleştiği noktada “parlak uçan küreler” gözlemlendiğini söylemiştir.

Portakal Renkli ateş Küreleri

Ivanov, ‘Leninsky Put’ isimli mahali Kazak Gazetesine verdiği demeçte “ O zaman da şüphelenmiştim, ancak artık bu kürelerle ölümler arasında direkt ilişki olduğundan eminim” demiştir. Ivanov Kazakistanda emekli iken vefat edecektir.

Gerçekten de sınıflandırılmamış dosyalarda yakın bir alanda kamp kurmuş olan bir grup macera düşkününün tanıklıkları vardır. Bu gruptaki kişiler ölen kayakçıların kampından 50 km. kadar ilerlerinde aynı gece gökyüzünde Holat-Syahl’a doğru ilerleyen ‘portakal rengi küreler’ görmüşlerdir.

Ivanov teorisine göre çadırdaki kayakçılardan biri küreleri gördü ve bağırarak diğerlerini uyandırdı. Ormana doğru kaçarlarken küreler patladı kayakçılardan dördü ağır yaralandı ve Slobodin’in kafatasındaki kırık bu sırada oluştu.

Yudin de arkadaşlarını patlamada öldüklerine inanmaktadır. Grup muhtemelen habersizce askeri bir bölgeye girmiş ve gizli bir silahın denemesi sırasında kaza eseri ölmüşlerdir.

Kuntsevich, bir başka ipucundan bahsetmektedir. Ölüleri ilk olarak gördüğünde yüzlerinde kahverengi kabuksu bir tabaka olduğunu hatırlamaktadır. Yudin de açıklanan dökümanlarda iç organlardan parça alınarak incelemeye gönderilmesine rağmen, sonuçlarının saklandığını söylemektedir.

Tüm bunlara karşın Holat-Syahl’da patlama teorisini destekleyecek hiç bir iz bulunamamıştır.

Askeri Deneme İhtimali Araştırılıyor

1959 senesinde Rusları veya Kazakistan’ın böylesi füzeleri olduğu bilinmemektedir. Sovyet Füzeleri üzerine araştırma yapan Alexander Zeleznyakov o tarihlerde henüz yerden atılan füzelerin inşasının yapılmadığını söyler. Savunma Bakanlığı ve Valilikte olay tarihlerinde böylesi denemelerin yapıldığına dair resmi veya gayrı-resmi bir belgenin olmadığını iddia etmektedirler.

Kuntsevich bölgeye yaptıkları ve başkanı olduğu bir keşif gezisinde olaydan arda kaldığını savunduğu bir metal parçasını elinde bulundurmaktadır. “ Ne çeşit bir askeri teknolojiyi test ettiklerini bilmiyorum ama 1959 felaketi insan-elinin ürünüdür,” demektedir. Yudin’e göre askeri yetkililer bölgelerinde çadırı fark ettiler ve yaptıkları gözlemde kayakçı elbise ve kayak takımlarını askeri elbise ve malzeme zannetme hatasına düştüler.

1959 senesinde bir gece aniden dokuz kayakçının hayatına mal olan ne idi? Dosya 30-40 sene sonra tekrar ele alınıyor. Ancak o dönem şartlarında toplanan ve açıklanan belgeler ne derece sağlıklıdır, belli değil. Daha ekibi bir çok fotoğrafı ve ses kaydı açıklanmadan ‘gizli’ ibaresi ile kamuoyundan saklanmaktadır.

Yeniden Gündemde

1990’da yazar Anatoly Guschin olayla ilgili bir araştırma yapıyor ve dosya yeniden hatırlanıyor. Yazar bazı fotoğrafları ve önceden bilinmeyen ayrıntıları gün ışığına çıkarıyor. Pek çok belgenin ortadan kaybolduğunu anlaşılıyor; hem de en can alıcı belgeler. Araştırmasıyla ilgili “Sırlar Dokuz Hayata Maloldu” isimli bir kitap yazıyor. Yazara göre Sovyetlerde askeri bir silah denemesi sırasında dokuz kişi ölüyor. Tabii bu da bir teori.. Gerçek çok farklı olabilir

Dyatlov Geçiti Anıt Mezarı

Bu arada UFO, Kocaayak, Yeti ve Hayalet avcıları da hikayeyi duyar duymaz komplo teorileri de üretilmeye başlanıyor…..

About these ads
Yorumlar
  1. Gülce diyor ki:

    Gençlerin kıyafetlerinin olmaması,bence kendilerinin de anlama veremediği öncesinden yavaş yavaş yükselen ısıya maruz kalmış olmalrı olabilir ardından patlama ve dışarı kaçma.

  2. tamamen tahmin diyor ki:

    Bence bu iş philadelphiyaya dayanyor ışınlanan gemi var bence buda gizli olduğu için olaya ait belgeler o dağda saklanyor o dağa bu dağcılar gittiği için belgeleri bulabileceklerini düşünüyolardı ve ordu onları bilerek herhangi bi yolla ölmesini sağladı bir kaçtanede ipucu verip bu olayin başka bi şekilde olduğunu ileri sürdüler…

  3. Tolgahan Ayaş diyor ki:

    !!!!!!!!!!!!!!!DİKKAT OKUYUN MUTLAKA DIKKAT !!!!!!!!!!!!! Bencede ilk iki kişiye katılıyorum ama bunun bir lanet yada bir UFO işi olabilir çünkü eğer içlerinden biri yapsa niye kıyafetlerinde radyasyon izine rastlansın ayrıca oraya ölüm dağı desinler (ilk yazımda altımdaki kişiyededim) niye !!!kesin birbiri yada uzaylı teklonajisi olabilir deriye zarar vermeden kemik kırsın bu adam jedi mi (ceday (star wars)) ve ayrıca 8kişi 1kişiyle baş edemezmi :) : D :D

  4. Burak diyor ki:

    Arkadaşlar bu ne doğaüstü ne de uzaylı işi açık ve net Soğuk Savaş zamanı zaten yeni bir dünya savaşından çıkılmış SSCB istediğini alamamış Almanya’nın çoğunu Avrupalı’lara kaptırmış büyük ihtimal nükleer silah denemeleri vardı, savaşta her yol mübahtır heleki kayıtları saklıyorlarsa kesinlikle Sovyetler’in parmağı vardır.Araştırın Soğuk Savaş dönemindeki casusluk olaylarını adamlar uluslararası sularda ticaret gemilerini batırıyorlardı demekki bu ekip görülmemesi gereken şeyleri gördü bu kadar basit

  5. ARAŞTIRAN ÇOCUK :) diyor ki:

    LÜTFEN OKUYUN “DİKKAT”
    Benim fikrim rus sovyet birliğinin yapmış olması ve bunları denek olarak kullanması.
    Bu kadar büyük bir olay niye 3 ayda kapatılıyor hiç düsündünüz mü?Türkiyede biri ölse yıllarca kapatılmaz bi dosya.Bir de sürekli yeni bi şey çıkarken…Bu yuzden sovyet yaptı bunları oraya bilerek gönderdi.Veya içlerinden birini tutup o yaptırdı fakat onuda sovyetler orda bıraktı gitti neden içlerinden biri yaptı derseniz içerde bi şey olacakki dışarı kaçsınlar(çığ olsa yine kaçılır ama çadırı yırtacak kadar değil)kaçsınlar.Hemde niye arastırmalarda 7-8 ayak izine rastlıyorlar bunlar 9 kişi değillermi?

  6. Isa Celik diyor ki:

    Herkez Sharlock holmes olmuş hatta onuda geçmişsiniz bırakın bu saçmalıklarıda sarıkamış şehirlerine bakın eminim birçoğunuz bilmiyorsunuz ! Haa bu arada okudum rusyanın böyle gizli silah robot yapım çalışmaları yaptıgı doğrudur hatta projeleri fln var tamamiyle gerçek burdan bayağı önceden biliyordum .

  7. cagri diyor ki:

    Arkadaslar dagcilar tulumlarda ciplak uyurlar cunku uyuduklari tulumlar vucut isilarini dengeler, eger tuluma kiyafetle girerlerse donma tehlikesi yasayabilirler

  8. cagri diyor ki:

    Salih irmak, sen kendini ya cok akilli saniyorsun yada burdakilerini cok aptal saniyorsun…. yok mutantmis yok askerler gormus ates acmis orda kapi gorup icine girmis.. ulan seytan gecitini izlemissin filmdeki konuyu buraya yazmissin yuh be

  9. nzmshn diyor ki:

    Ben herşeye bir çığın sebep oldugunu olaydan sonra ilk cesetlere ulaşılan güne kadar geçen süreye baktığımda bu çığın iz bırakmadan eridiğini düşünüyorum. Bu yüzden 100-150 m arayla bulunan cesetlerin sürüklenen insanlara ait olduğunu o yüzden sıralı bir şekilde bulunduklarını tahmin ediyorum. Kopan dil kırık kaburgalar yine sürüklenmeye bağlıyorum. Galiba bu çığ daha aşağıda ateşin başındaki (ki bu ateşte kullanılan odunların ıslak olduğu söyleniyor yanan ve ısınmış odunların üzerine kar düşerse bu onları ıslatır ki ıslak odun zaten tutuşmaz) darbe almadan donarak ölen 2 kişi hariç herkesi çadırın içinde yakalamış gibi geliyor bana. Ya da çığdan kurtulup sonradan yaktılar bu ateşi ama ıslak odun gerçeğini değiştirmez bu. Çadır yüksekliği 80-100 cm olduğuna göre 100-150 cm kalınlığındaki bir kar tamamıyla kapatır bu çadırları.(denebilir ki çığ çadırları sökmeden nasıl yapar bunu, çığ herzaman filmlerdeki gibi jet hızıyla akmaz bazı çığların hızına yürüyerek bile erişilebilir) İnceleme sonunda denmiş ki içeriden dışarı doğru yırtılmış çadırlar; evet dışarı çıkmak için kesilmişler ama fotolara dikkatli bakılırsa bütün kesiklerin cadırın enüst tarafında olduğunu görebiliriz ve bu kesikler yere paralel uzanıyor dışarıya yürüyerek çıkmayı düşünen birisi bunu kesecekse yukarıdan aşağıya doğru keserdi bence. Bu ilk kesiklerin bitimi ya da başlangıcında aşağı doğru devam eden yırtıklar var kumaşta ama ilk önce elinde bıçak ile yere paralel kesilmiş kumaş. Dolayısıyla bu çadırlardan yukarı doğru çıkılmış. Görgü tanıkları geceleyin o civarda gökyüzünde ışık gördüklerini söylemişler ki bu kullandılarsa ya da varsa dağcıların işaret fişeğiydi bence. Radyasyon kısmına gelince geiger sayacı 1928 de son halini almış olay 1959 da yaşanmış ama neyle ölçtüler ya da doğru mu ölçtüler bilemeyiz buna bir açıklama getiremiyorum. Ama nerde radyasyon orda uzaylı diye birşey yok.

  10. Salih Irmak diyor ki:

    Yüksek ortamlarda oksijen az olduğu için küçücük bir ses bile çığ düşürebilir. Bence burada 6 kişi çadırda beklerken 3 kişi de yardım bulmak için etrafa bakındı Rus askerlerini görünce yardım çağrısında bulundular ve Rus askerleri onları mutant veya yaratık sanarak ateş açtı. Bunun üzerine 3 kişi kaçarak bir yeraltı giriş kapısı bulup içeri girdiler. Askeri üsler ya da depolar genelde böyle yerlerde olur. Çadırdakiler de ateş seslerini duyunca can havliyle çadırı yırtarak kaçmaya çalıştı ama çığ yüzünden başarılı olamadılar. Oksijen az olduğu için ses basıncı yükselince henüz çığ çadırları kaplamamışken kaburgaları kırıldı ve iç organları zarar gördü. Çığ altında kalan birinin çenesinin kopma ihtimali de yüksektir. Çığın size uyguladığı basınç 1 tona eşittir. Şimdi bu üçlü içeri girdi. Soğuk Savaş dönemini de biliyorsunuz, bir çok biyolojik silah denemesi yapıldı gizli olarak. Biyolojik silahlar canlının geni ve kimyasıyla oynar ve bedensel yönden canlıyı öldürür. İçeri girdiklerinde, Rusların yaptığı biyolojik silah denemesine maruz kalan vakalarla karşılaştılar. Mutantlar çevre halkının güvenliği için bir yeraltı deposuna tıkılmış olabilir. Bu üçlü orayı da atlattı diyelim. Kampa dönerek malzemeleri ve giysileri almak üzere koşuşturdular ama soğuktan donarak öldüler. Yani işin içinde uzaylı yok. Portakal renkli ateş kürelerine gelince, mermiler ateşlendiğinde sarı bir ışık çıkarır. Ve hava az olan bir yerde bu ışığın farklı şekillere girebilmesi muhtemeldir. Mutlu son.

  11. ozay sari diyor ki:

    arkadaşlar öncelikle bir silah yada füze denemesi olduğunu düşünmüyorum öyle birşey olsa çok yoğun kar olan yerde çığ olması çok büyük ihtimal ayrıca diyelimki büyük bir basınç ve gözleri kör eden birşey olsa dayanılmaz bir sese maruz kalsalar onun dışarıdada devam edeceğini bildiklerinden kör bir şekilde çıplak halde ölüme doğru kaçışmazlardı çadırı yırtarak bu durumun geçmesini beklerlerdi heleki bu denli profesyonel bir dağcıdan söz ediyorsak herşeye karşı hazırlıklı insanlar bunlar dışarıda boğuşma yok birşey yok ayı filan olmadığı açık ayı olsa pençe darbeleriyle etlerini doğrardı zaten ve dondukları yerdede yerdi belliki bu denli onları paniklaten ruhani birşeylerdi o tarz yerlerde çok olur dinimizcede var oldukları biliniyor ahlaksız birşey yapacakları anda veya başka bir şekilde zayıf anlarında musallat oldular ve çıldırırmışcasına kaçışmaya başladılar

  12. serkan diyor ki:

    bence askeri üs felan deil öyle bi şey olsa 1 kilometre bile oraya yaklaşmalarına izin verilmezdi mantıklı olun ikincisi bunlar macera perest görünsede size usta dağcılar sonuçta senin benim gibileri öyle bi soğukta bırak dağa çıkmayı bakkala bile gitmez yani eğitimli ve donanımlı kişiler sonuçta pikniğe gitmemişler radyasyon olayınıda hemen nükleer bombaya bağlamak aptalca öyle bi bomba orda patlasa o dağdaki bütün kar çığ olur aşağı akardı ki insan sesi bile koca bir çığ düşmesine sebep olur çadırın içerden yırtılması çok enteresan bi kere bana göre dağcılar bir çeşit frekansa maruz kaldı ufo olabilir okadar güçlü bir frekanski bi an için delirmelerine ve içerden yaralanmalara sebep oldu kaburgaların kırılmasına organlarının parçalanmasına sebep oldu el değmeden bişey çarpmadan yani sonra kaçışmaya başladılar dünya dışı varlıkları gördüler paniğe kapıldılar akılları başlarına gelince ateş bile yakamadılar okadar şok olmuşladıki gördükleri karşısında soğuktan bile koruyamadılar kendini hayatta kalanlar olayın şokunu atlatınca etrafı gözlediler önce ateş yakmaya çalıştılar sonra ağaca çıkıp etrafı gözlediler ve hayatta kalmak için kampa geri dönmeye karar verdiler mazemelere ulaşmak için fakat başaramadan soğuktan dondular bence budur bombadan daha mantıklı ne dersiniz

  13. duru diyor ki:

    birinci,ikinci dünya savaşı gibi iki büyük savaşdan çıkılmış dolayısıyla yeni savaş silahlarının yapıldığı ve denendiği yıllar.rusya yeni bir savaş başlığı olan füze denemesi yapar.kontrolden çıkan füze bir kaç gencin dışarıda olduğu sırada havada patlar.yakında olan gençler patlamanın şiddetiyle ölürler ve radyasyona maruz kalırlar.biraz daha uzakta çadırda olan gençler ise patlama sırasında meydana gelen ışımayla geçici körlük yaşarken sesin şiddetiyle korkuyla yalın ayak çadırı yırtarak kaçmak zorunda kalırlar.geçici körlük yaşadıkları için kuru ot yerine yaşlarını toplamaları normal.mantıklı senaryoyu bu çerçeve üzerine oturtarak dahada genişletebiliriz.

  14. ramazan diyor ki:

    eldeki verileri gözden geçirince, yapılabilecek en kesin varsayım birşeyin grubun ödünü kopardığı. üzerlerine giysi giymeden çadırı yırtıp çıkarak ormanın içine koşmuşlar (tabii neden üzerlerinde giysileri olmadığı yine muamma). daha sonra ormanın girişinde durup ateş yakmışlar. aralarından ikisi (ölü ya da canlı) ateşin yanında kalırken üçü kampa geri dönmeye karar vermiş ancak yolda birer birer ölmüşler. dördü ise ya önceden ya sonradan ormanın içlerine ilerlemiş. bir varsayıma göre grubun düzensiz hareketi ve ateş yakarken çok yakındaki kuru dalları kullanmamalarından kör oldukları düşünülüyor. bu ilk bulunan cesetlerin birindeki kafatası zedelenmesini de açıklayabilir, zira
    kör birisinin ormanda koştururken ağaçlara çarpması gayet doğal.

    peki bu gözüpek sporcuları ölesiye(gerçekten ölesiye) korkutan şey neydi? ayı veya başka bir yabani hayvan olsaydı eğer yaralanmaları gerekirdi. etrafta da ayak izleri, mücadeleye dair izler olurdu.

  15. ramazan diyor ki:

    arkadaşlar soru sormadan cevap alamazsınız;

    1.adamlar neden yarı çıplak halde çadırlarından kaçtılar hemde bu soğukta?
    2.neden çıplaktılar hemde bu soğukta?
    3.neden bölündüler?
    4.neden ağaca çıkıp etrafa baktılar?
    5.neden çadıra dönmek yerine o soğukta hemde çırılçıplak kaçmayı tercih ettiler?
    6.neden o arkadaşları gitmekten vazgeçti? diyelimki hastaydı onun iyileşmesini beklyebilirlerdi çünkü okuduğum kadarıyla bu denli zorlu bir yolculuk dyatlov hariç hepsi için ilkti?
    7.kadının çenesi kopuktu dili değil fotoğrafları başka bir sitede inceledim ve hiçbir zorlama izi yoktu bu denli basınçlı bir tahribata ne sebep olabilir?
    8.kaburgaları neden kırıktı hemde dışarıda doku tahribatı olmadan?
    9.radyasyon kalıntısının sebebi ne?
    10.eğer böylesi bir askeri bölgeye girdilerse devlet neden açıklama yapmadı tıpkı bizim uludere olayı gibi yanlışlık olduğu söylenebilirdi
    11.dosya neden gizli diye rafa kaldırıldı?
    12.kalıbımı basarım o yürüyüşe katılmayan adamın bunlarla bir ilişksi var…

    şimdi gelelim cevaplara;

    1.çadırdan yarı çıplak çıkmaları için çok şiddetli bir müdahale lazım ki kapıdan çıkmak yerine çadırı kesmişler,
    şiddetli bir ses olabilir,uyuşturucunun etkisi olabilir ki aten hepsi çadırdan çıkınca öldürülmüşler,yani eğer devlet operasyon yapsa hepsinin çadırda ölmüş olması lazım,dışarıda ölmüşler,
    2.muhtemelen seks için,yada temizlenmek için,iç çamaşırı değiştirmek için olabilir,
    3.muhtemelen çadırdan can havliyle kaçarken herkes canının derdine düştü,
    4.her ne gördülerse kontrol için baktılar,ki bu bir helkopter uçak ufo felan olsa,zaten ağaca çıkmaya gerek kalmaz ki buda kocaayak ihtimalini güçlendiriyor :)
    5.muhtemelen birşey onları kaçmaya zorladı,
    6,kalıbımı basarım o yürüyüşten on anda vazgeçen adamın bu olaylarla bir ilgisi var,
    7.eğer kadının sadece dli kopuksa bunun seebi çok açık;çenesi kesti…eğer yok çenesi kopuksa büyük bir ihtimalle bişey elini ağzına soktu ve çenesini ayırdı,başka bir ihtmal yok!!!
    8.bunun olabilmesi için bir araba çarpmasına eşdeğer basınç olması lazım demişler,yanlış,ben sğlıkçıyım ve hastalara kalp masajı yaparken tüm kaburgalarını kırıyoruz zaten hemde dışarıda doku tahribatı olmadan,muhtemelen bir tür küt cisim travması,
    9.bunun sebebi askeri bir silah muhtemelen nükleer füze,
    10.muhtemelen çok gizli bir silah denemesi vardı,
    11.çünkü devlet bütün dikkatleri üzerine çekmek pahasına o gece neler yaşandığını saklamayı tercih edecek kadar gizli…

  16. edaam diyor ki:

    tam bi saçmalık.insanlar neden birbirlerini öldürsün ki. ayrıca ben bi devlet olsam ve silah yapsam bunu herkesten gizlerim ne olursa olsun kimsenin öğrenmesine izin vermem. olası bi savaşta o silahı kullanıcam yani düşmanı yenmem için onun bana savunma hazırlayamaycağı bir silah yaparım. ve bence o gençler bu silah yapılan labovatuarı gördüler ve bu yüzden katledildiler.bunu yapanlar bi sırra dönüştürdüler. çünkü bir savaş söz konusu olabilirdi. biraz mantıklı düşününce olay çözülüyo. o kardan izlerin bi anda silinmesi gayet kolay. radyasyonda silah üretimi yüzünden nükleer silah.. :)

  17. turgut diyor ki:

    bu iş tamamen askeri operasyon bölgesine izinsiz girme işi rusya o bölgeye uranyum füzeleri atmakta ve kader bu 9 kişide orda kampta başka bisey yok

  18. ous diyor ki:

    Filmini’de izleyin ( şeytan geçidi )

  19. erol diyor ki:

    arkadaşlar 7 erkek 2 kadın. bunlar votka içmişlerdir. bir paylaşım sorunu olduğu çok açık. ama radyasyonu ben de anlayamadım

  20. cavit diyor ki:

    The Dyatlov Pass Incident adı ile filmi yapılmış
    bilgi için

    http://www.imdb.com/title/tt1905040/

  21. Kemal Karslı diyor ki:

    Bu dağa ormana eğlenmeye giden gençlerin sonu hepmi böyle olacak.Bence o güne kadar denemedikleri bir uyuşturucu türünü deneyen gençlerimiz ağır trip altında birbirlerini hunharca öldürmüş.Kalanı da donmuştur.Yoksa ufolarmış,askeri deneylermiş,paranormal tırı vırılarmış hikaye

  22. omnipotent diyor ki:

    enterasan soguk savaş donemıne aıt paslasmalar amerıka rusya arasında bu olabılır ufo olayları gıbı halk arasında sansasyonel olacak seyler

  23. cemre diyor ki:

    bence bişey den korkmuş vekaçmışlar hem düşünün neden ağaca çıkıp etrafa beksın yada dosya yeniden açıldığında bazı bölümler kayıptı neden saklanmaya çalıştı ve neden kızın dili kopuktu bu soruların cevabını bulurlarsa sır filan kalmaz

  24. Fırocuk diyor ki:

    bence piskopatın biri yapmıştır ve bu tür kişilerin de zaten bir insanı normal öldürmesi beklenemez

  25. gübrettin diyor ki:

    hacılar hemen yorumları ateşlemişsiniz sanki içlerinden biri gibi belkide katilleri bir akrabaniz belkide içinizden biri ne malum…

  26. Kadir diyor ki:

    Karadedeler olayını bir okuyun, benzerlik var….

  27. elwin diyor ki:

    dikkat ederseniz ilk basta 10 kisi yola cikacakmis ama biri son anda vaz gecmis.gitmekten vazgecen kalan 9 kisinin arkasindan yola cikmis gidip hepsini oldurup donmus.Ama cok iyi dusunmus.))))

  28. mert diyor ki:

    bence kar adamına benzer şeyler olabilir çünkü karda ayak izi yok yada ayak izini kapata kapata gitmişdir bunu yapan her kimse çok akıllı kurnaz biri

  29. adesss diyor ki:

    doğaüstü varlıklar sebep olmuştur gibime geliyo

  30. Gökhan diyor ki:

    kar topu oynamaya çıktılar birbirlerinden kaçarken aniden oldu :D

  31. alternatif diyor ki:

    bence dağdan bir gürültü koptu. adamlar çığ düşecek diye fırladı gitti. yanlış tercih.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s