‘Evrimcilerin Korkulu Rüyası’ Kameraya Alındı

Posted: 30 Kas 2009 in Bilimin Sırları, Bilinmeyen Dünya, Kriptozooloji

Geçtiğimiz aylarda gazetelerin internet sayfalarında şöyle bir haber vardı: Prehistorik çağdan bu yana çok az evrimleşen coelacanth türü balığa Endonezya kıyılarında rastlandı.

Japon bilim insanları, yaşayan fosil olarak bilinen ve çok nadir rastlanan ‘coelacanth’ türü balığın fotoğrafını çekmeyi başardı. Kısa süre önce doğduğu sanılan balığa Endonezya’nın Sulawesi Adası kıyılarında 528 metre derinlikte rastlandı.Fukushima Aquamarine araştırma kuruluşunda görevli Masamitsu Iwata, boyu 32 cm civarında olduğu belirlenen genç coelacanth’ın yaklaşık 20 dakika boyunca görüntülendiğini açıkladı. Çekilen görüntülerin balığın yaşam alanı hakkında yeni bilgiler kazandıracağı düşünülüyor.

Neredeyse hiç görülmediği için zaman zaman soyunun tükendiği sanılan balığı önemli kolan özellik, prehistorik çağdan bu yana çok az evrim geçirmiş olması. Daha önce coelacanth’lara ait fosiller bulunmuş, 1938 yılına kadar da soyu tükenen prehistorik bir tür olduğuna inanılmıştı. O yıl Afrika’nın güney kıyılarında canlı bir coelacanth’a rastlanması, bilhassa evrimbilimciler arasında büyük heyecan yaratmıştı.

Haberdeki dejenformasyonlar şunlardı:

1- Bu balık pek de nadir görülen bir hayvan değildi ve varlığı uzun süredir bilinmekteydi.

2- Az evrim geçirdiği şeklindeki açıklama tamamen yalandı, çünkü hiç evrim geçirmediği ve fosil balıklarla aynı morfolojik yapıya sahip olduğu da iyi bilinmek teydi.

3-  ‘canlı bir coelacanth’a rastlanması, bilhassa evrimbilimciler arasında büyük heyecan yaratmıştı’ tamamen çarpıtma bir kelimeydi; çünkü bir çok evrim savunucusu bu hayvanın adını bile ağızlarına almak istemezler. Bu balığın varlığı görmezlikten gelmeyi tercih ederler. Haberdeki kelime ‘canlı bir coelacanth’a rastlanması, bilhassa evrimbilimciler arasında büyük tedirginlik ve rahatsızlık yaratmıştı‘ olmalıydı.

Yorumlar
  1. Ender diyor ki:

    ‘Evrimciler’ milyonlarca yıldır değişmeyen bir hayvandan korkmazlar. Evrim tüm canlıların sabit bir hızda değişimini öngören bir yapıda değildir zaten. Örneğin timsahlar dinozor döneminden beri en az 65 milyon yıldır pek az değişmiştir. Doğal seçilimle ilgili bir baskı görüp görmemesi ile ilgili bir durum. Genelde bu tür haberler bilim ile yakınlığı olmayan kitleler için dezenformasyon amaçlı olarak üretilirler. Bilimde, evrime alternatif fikirlerin olduğu izlenimi yaratılmaya çalışılır. Oysa ki yaşamı açıklamak adına Darwinci Evrim dışında başka bir teori yoktur. Kanıtlarla sürekli desteklenen çok güçlü teoriler sınıfına girer ayrıca.

  2. mert diyor ki:

    bence başaka tür bir balık olabilir çünkü çitayla leopar nasıl benzerse oda öyle benzer

  3. oğuzhan diyor ki:

    temelde homer e katılıyorum bilinen en eski yazıtlar sümerlere aittir ve bunlarda insanın yaradıldığından bahseder ama dünyada değildir bu yaratma yalnız insan yaradılırken dünyadaki akıllı bir canlıya tanrının ruhu yada geni eklenmiştir der sümer yazıtları buda insanın neden karmaşık bir canlı olduğunu anlatabilir insan bir primata benzerken bir taraftanda ondan çok çok ileridir ve pirimatlar günümüzde halen aynıdır yada çok az gelişmişlerdir

  4. homer diyor ki:

    Higss bozonu, Tanrı parçacığı nedir?
    Peter Higgs ve arkadaşlarının geliştirdiği kurama göre, evrenin ilk oluşumu sonrasında (büyük patlama) ortaya çıkan tüm parçacıklar kütlesiz idi. Kütlesiz parçacıklar evrende yüzerken Higgs alanı içinde idi. Bu alan içinde Higgs bozonu sayesinde bir kütleye sahip olurlar. CERN deneyinde bahsedilen ve içinden geçtiği kütlesiz parçacıkları maddeye çevrilen “Higgs bozonu” ise, bugün buna “Tanrı Parçacığı” deniyor. Kütlesiz bir şeyden madde yaratmak, yani Tanrı gibi yoktan var etmek. Bu bir teori… Üstelik tamamen bilimsel. BİLİM, YOKTAN VAR ETMENİN PEŞİNDE. E=MC2 Yani, madde ışık hızına ulaştığında ışığa (fotona) dönüşür.
    Her eşitliğin iki yanıda birbirini sağlar.

    Madde ışık oluyorsa, ışığında madde olması gerekir. (Tabiki arada Higgs bozonu gibi yapıştırıcı bir aracı parçacık gerekir)

    Ama formüldeki E (Enerji) miktarı ne kadar arttırırsak madde ışığa dönüşür? Artma oranı nedir?

    Artma oranı; 1/sqrt(1-v2/c2) formülü ile hesaplanır. İşte bu formül de açıkça bize şöyle demektedir: Bir cismin hızını artırmak için vereceğiniz enerji ışık hızına yaklaştıkça parabolik olarak büyür ve ışık hızında sonsuz olur! (Formüle v yani cismin hızı yerine c koyun! Kök içi oldu 0 ! Eh sıfırın kökü de sıfır olduğuna ve sayı bölü sıfır da sonsuz olduğuna göre, enerji de sonsuz olur!…)

    Deneyde ışık hızının % 99,999 kadar hızla parçacıklar çarpıştırılacak, ama ışık hızında değil. Peki ışık hızına çıkmak için ne kadar enerji gerekir; Cevap: Sonsuz… Böyle bir hız ve enerji imkansız olduğu için yoktan bir madde elde edilemez.
    Buna ancak Tanrı’ nın gücü yeter.

    Higss Bozası diye dalga geçtiğiniz bu madde tüm uzayın temel taşı diye düşünüyor blim insanları… Bulunamayacağı bilimsel formüller ile yukarıda ispatlanmış.

  5. hiphop_atamus diyor ki:

    @ Homer,

    Yazdıklarınız çok ilginç ancak anlaşılmaz.

    Higgs Bozası nedir? Açıklar mısınız.

  6. homer diyor ki:

    Yaradılış mı? Türeyiş mi? İnsan için hangisi doğru? Bence dünyanın en saçma sorusu!!! Yaradılış, bir iman konusudur, Türeyiş ise bilimin araştırma konusu… Tamamen farklı konular… Elma ile armudu karşılaştırmak kadar komik… İnsan türedi mi yoksa yaratıldımı?… Şimdi hiç duymadığınız bir şey söyleyeyim; İnsan kesinlikle türemiş olamaz. Çünkü kendisi dünyada değil, başka bir yer ve boyutta CENNETTE yaratılmıştır. Dünyada Darvin’ nin dediği gibi hayvanlar arasında evrimleşme bile olabilir, hatta iinsana yakın formlar ileri tarihlerde bulunabilir. (ki bu güne kadar maymun-insan arası bir tür bulunmuş değildir) Bu benzer formlar yinede İnsan değildir. Müslüman kardeşlerimizin kendisini zorlarcasına forumlara girip Darvin teorisini çürütmeye çalışmayı bırakması gerekir. İnancına göre zaten dünyada yaratılmamıştır. Darvinin teorisi ise tamamen dünyevi yaşam ile ilgilidir. Şimdi bazılarının bilim insanının maymundan türediğini bulursa buna ne dersin? Buna sadece hayal derim. Bilimsel bir araştırmanın amacı; var olanı anlamaktır. Bilim insanları büyük patlamayı araştırırlar ve teori üretirler, (bilimi kesnlikle küçümsemek istemem, ama karşıtırmanın saçmalığını anlatıyorum) o zaman onlara şunu sorunuz; peki büyük patlamadan önce ne vardı? Bu soruya hiçbir cevap yoktur. Çünkü fizik kuralları patlama öncesinde çalışmaz. Patlama sonrası ilk olayları ve maddenin ilk oluşumu için kurulan teoriye bakınız. TANRI PARÇACIĞI… buldular mı? yoooo. Şimdi bulmaktan da ümit kesilmiş, deneyde çıkacak sonuçlar bize yeni ufuklar açacak deniyor. (kıvırıyorlar) Bak kardeşim, Higgs bozonunu bulamazsınız bu bir… Bulmanız için sonsuz enerji gerekir ki böyle bir enerji evrende yok bu iki… Diyelim ki buldunuz sonrasında gelecek soru şu Higgs bozonunun kökeni ne? bu zincir hiç bitmez. Bilimsel araştırma ile iman konuları tartılamaz, bundan bir sonuç çıkmaz. Maymun ile insan arası bir ara form bulunsa bile bu yine maymunun evrimleşmiş halidir, insan değil… Çünkü İnsan dünyevi fizik kurallarının bulunmadığı bir ortamda Cennette yaratılmıştır ve ancak oranın fizik kurallarını, yaşam formlarını bulubilirseniz. Buyrun tartışalım.

  7. şahin diyor ki:

    ARKADAŞLAR UZUN BİR YAZI OLDU OKUYAN HERKEZE TEŞEKÜR EDERİM ..
    Evrim geçirmemiş bir balık evrimcileri rahatsız etmez.. neden etsin ki ? sonuçta bir canlı çevresindeki şartlar el verişli olduğu sürece soyunu rahatlıkla devam ettirebilir ve soyu hiç farklılaşmaz şayet bu canlının çevresinde bir takım değişiklikler sonucu yavrularından sadece en akıllıları en ufak en hızlıları yada en büyükleri hayatta kalır kendi ile aynı özelliklere sahip bireylerle çiftleşirse o zaman ırk farklılaşmaya başlar yani çıkacak yavrular da o özelliklere sahip olmazsa ölüceklerdir ve en sonunda o türün 20 bin yıl sonra çok daha akıllı olduğunu görüceksiniz veya daha ufak daha iri belki daha hızlı falan neyse. Zaten evrim teorisi konusunda tek bir tane kayda değer tartışma var o da teoriyi doğru düzgün anlamış aklı başında mantıklı ve objektif olabilme erdemine sahip herhangi bir insanın soracağı evrim teorisinin sahibi Darvin’in de cevaplayamadığı canlı nerden çıktı nasıl başladı bu hikaye kimine göre uzaydan geldi ilk hüçre kimine göre bilimin canlı olup olmadığına henüz karar veremediği dünyamızdan daha eski olabilecek bir takım madde diyorum mikro organizma da denilebilir. Sadete geliyorum sonuçta ne olursa olsun BUKADAR BÜYÜK BİR ALEMİ YARATAN VE BENiM BU YAZIYI YAZMAMA KAADİR OLAN BİR RABBİM VAR ELBeTTE BU SANAT ESERİNİN DE SANATCISI O DUR ..

  8. memet diyor ki:

    Evrim ne yaw .. evrimin cürümesi icin bi cabaya gerek yok cunku evrimi ispatlayan bisi yokki curutecek seyler aransin
    bilmem kac milyon yil once bir bakteriden canlilik turemis ..!!!!
    ilginc
    ama unutmamali dunya kendini bi cok kez yeniledi meteor carpti dunya uzun bi sure isiksiz bir ortamda kaldi.dinazorlarin nesli tukendi nuh tufani dicem ama ona inanmak yerine evrime inanmak daha cazip geliyor insanlar icin..
    Dusunen insanlar icin fazlasiyla ispat vardir …

  9. homer diyor ki:

    Çalışmayan vücut yağ yapar, 17 m lik insan iskeleti bulursanız bana da haber edin. sergiler köşeyi döneriz. ayrıca dağları oyup nasıl kiliseler yapıldığını öğrenmek isteyenler “neotv” ye bir baksın, planları orada. yapmak içinde 17 m insana gerek yok. ama siz genede çok “Avatar” filmine gitmeyin, gerçi oradakiler bile 3 m idi ama olsun. yukarıdaki gibi haberleri duyabilirsiniz. sivrisineklerin yada kaplumbaların dinozor çağından bu yana değişmemesi ilgi çekmiyor da, bir balık kendini korumuş olay oluyor. evrim var mı? hem var hem yok. çevrenize bakın yeter.

  10. murad diyor ki:

    s.a evet evrim olur olurda kendi dna sı deyismenden olduğu her gerçekçi insan için gerçektir bir bilim adamının makalesinde böyle geçer çalımayan vücut körelir evet insan oğlu bilim olmadan önce islerini kendi güylen yapar ederdi simdi insan oğlu kendi gücünü deyilde makina gücünü kullandığı için malumdurki en uzunlarımız hatta devlerimiz haberlerde geçen türk genci 2.5m civarında ama öncedaen insanlar 17m kadarda vardı bunun kanıtıda dağların yontularak evyapılması kanıt insanda vardır internetten bakarsanız görürsünüz …

  11. zafer diyor ki:

    nereden çıkarıyorsunuz ki bunu! evrimcilerin böyle bir korkulu rüyası filan yok… her canlı mutlaka evrimleşecek diye bir şey de yok!… tek bir örnek, eğer hazine bulunmuş gibi “evrim yok işte, alın bakın!” tarzı ile ortaya atılıyor ise, bu zaten başlı başına evrimin kabul edildiğini gösterir!!… çünkü o zaman diğer yüz binlerce örnek, demek ki evrimin varlığını gösteriyor!!!… ben evrimci değilim, evrime inanıyorum ama onu belirteyim, belirtmek zorundayım çünkü o zaman “hah işte bak körü körüne savunuyorlar” oluyor bunun sonu!… evrime inanıyorum, ama çürütülebilir… çürütüldüğü zaman artık inanmıyor olacağım… bir teorinin çürütülmesi için de çok sağlam ve net deliller gerekiyor…
    özetle, eğer bu balıktan yola çıkarak evrimi çürütmeye çalışırsanız, milyonlarca gelmiş ve geçmiş ve gelecek olan canlı türü içinden bunu örnek olarak gösterirseniz, geriye kalan diğer bütün canlı örnekleri de evrimi kanıtlıyor olarak kabul edilebilir!!!
    ben sizin bu yazınızı okuyunca anında bunu düşündüm çünkü!!! “hımmm evet, bu evrimin olmadığını gösteriyorsa eğer, diğer örnekler de olduğunu gösteriyor” şeklinde düşündüm…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s