‘Antropoloji’ Kategorisi için Arşiv

1973 yılında yayınlanan Pursuit Dergisinin 6ncı sayısının 69-70 sayfalarında oldukça ilgi çekici bir haber yer  almaktaydı.

 

Derginin haberine göre 1880 senesinde Amerikanın Pensilvanya eyaletinde bulunan Bradford Kasabası yakınlarındaki Sayre höyüğünde birden fazla boynuzlu insan kafası yüzeye çıkarılmıştı. Yapılan testlerde M.Ö. 1200 yıllarında gömüldüğü tespit edilen bu insanların tahmini 2 metre 10 cm boylarında oldukları tespit edildi. Dev vücut ölçüleri ve kafalarının üzerindeki yaklaşık 6-7 cm. uzunluğundaki boynuzlar dışında iskeletler oldukca doğal gözükmekteydi.

Kafatasları o zamanlarda Presbyterian Kilisesi tarih bölümünde Prof. A. B. Skinner ve American Investigating Museum’da çalışan Prof. W.K. Morehead tarafından detaylı olarak incelendi. Massechusetts’dek müzeye gönderilen kafatasları daha sonra buradan çalındığı iddia edilerek hiç bir zaman ortaya çıkarılmadı.

Ve böylece buluş sansasyonel bir şekilde ortadan kaldırıldı. Geriye sadece bir kaç satırlık dergi ve gazete haberi kaldı.

‘Şeytan ırkına ait kafatasları’ hala sır olarak kalmıştır. (SAKLI SİTE)

Reklamlar

seytaninizleri

İtalya’nın güneyindeki Roccamonfina yanardağında 2003’te bulunan dünyanın en eski insan ayakizinin 345 bin yıllık olduğu tespit edildi.

Dünyanın bilinen en eski insana ait ayak izi kalıntısı İtalya’nın sönmüş Roccamonfina yanardağı tepesindeki küller içinde bulunmuştu.

Bilim adamları bugünlerde bu ayak izlerinin enaz 345.000 yıl öncesine ait olduğu bu tahminin 6000 yıl hata payı olduğunu iddia etmekteler.

Ayak izleri amatör arkeloglar tarafından keşfinden sonra ilk olarak Paolo Mietto ve İtalyan Padova Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından 2003 yılında incelenmeye başlamıştı.

Bu volkanın 385,000 ve 325,000 yılları arasında son kez faaliyet gösterdiği bilindiğinden ayak izleri de o zamandan kalmış olmalıydı.

Stéphane Scaillet ve arkadaşları tarafından Fransa’da bulunan Laboratory of Climatic and Environmental Sciences Laboratuvarlarında  argon tarihleme metodu kullanılarak yeniden tarihleme yapıldı.

Mietto “bilinen en eski ayak izini bulduklarını” gururla açıklarken bu ayak izlerinin Homo Heidelbergensis’e ait olduğunu söyledi.

heidelbergensis

hobbits

“Endonezya’nın tropikal Flores adasında iskeleti bulunan Hobbit insansısının karmaşık aletler yapabilecek bir beyin yeteneğine sahip olduğu fikrini güçlendiren bir araştırma saygın Nature dergisinde yayımlandı. Bilim insanları, boyu bir metreyi geçmeyen ve kafatası ancak greyfurt büyüklüğünde olan ‘Homo Floresiensis’ insansı canlısının yeterince zeki olmadığını varsayıyordu. Bu teze göre, Hobbit’in ayrı bir tür değil, genetik hastalığa maruz bir insan türüydü. Ancak yeni araştırma Hobbit’in insanoğlunun bir tür akrabası olabileceğini savunuyor.

Araştırmayı yürüten Australian National University antropoloğu Adam Brumm, beynin küçüklüğüne dair iddiaları reddederek Hobbit’in sanılan aksine, şempanze türlerinden çok daha gelişmiş kendi çapında bir kültür ve sosyal kodlar geliştirecek kadar yetenekli olduğunu vurguluyor. Brumm ve ekibi Hobbit’in insanoğlunun soyağacında yeni bir dal olduğunu savunuyor.

Brumm, Hobbit iskeletinin bulunduğu bölgedeki bazıları 800 bin yıllık olan aletleri karşılaştırdı. Bu aletler arasında bitkileri ve hayvan derisini soymaya ve tahta oymaya aletler bulunuyor. Brumm, bölgedeki alet teknolojisinde zaman için bir tutarlılık ve süreklilik gözlemlendiğinin altını çiziyor.

SOYUNUN NE ZAMAN TÜKENDİĞİ DE BELLİ DEĞİL
Homo floresiensis’in 12 bin yıl önce büyük bir volkanik patlamayla yeryüzünden silindiği düşünülüyor, ancak, adaya gelen Hollandalı denizcilerin 18’inci yüzyılda Hobbit’e benzer bir yaratığa rastladıklarına dair günlükleri bulunuyor. Hobbit’in modern insanın atası Homo erectus’tan gelen farklı bir tür olduğu tezi antropoloji dünyasında büyük tartışma yaratmıştı. Bazı uzmanlar Hobbit’in beynin alet yapacak yetenekte olmadığını öne sürmüştü. “

Kaynak: Makale İngiliz bilim dergisi Nature’da yayımlanmıştır.

homofloresiensis-ayak homofloresiensis-mandible

(daha&helliip;)