‘Uçan Daire’ Kategorisi için Arşiv

Haritacılık ve keşifler tarihinde meşhur bir çok harita vardır. Piri Reis haritası gibi. Bunlardan bir de bizim ilgimizi çekti. 16ncı yüzyılda yaşamış olan İsveçli Din Alimi ve kaşif Olaus Magnus tarafıdan derlenen Carta Marina da bunlardan bir başkasındır. Ve bir çok gizemi barındırır.

Carta Marina yani “Deniz Haritası” isimli harita Batı’da çok bilinen ilginç bir çalışmadır. 16ncı yüzyılda Olaus Magnus (1490-1557) tarafından hazırlanan harita Kuzey Memleketleri hakkında oldukca detaylı bilgiler vermektedir. Harita deniz canavarları ile dekore edilmiştir. Bu canavarların göründüğü yerler haritada tek tek işaretlenerek haritayı kullanacak denizcilere dikkat etmeleri gereken kritik bölgeler hatırlatılmıştır.(Bu yazıyı https://saklisite.wordpress.com dan çaldım)


Kriptozoologlar arasında iyi bilinen haritada örneğin aşağıdaki gibi girdaplar gösterilmiş;

Aysberglerin bulunduğu alanlar hatırlatılmıştır.(Bu yazıyı https://saklisite.wordpress.com dan çaldım)

Pekiyi tehlike (A) olarak gösterilen bu çizimde ne gösterilmekteydi?

Denizciler için ölümcül olduğu belirtilen bu nasıl bir deniz yaratığıydı.

Kaldı ki, bu çizimdeki nesne bir canavardan çok bir gemiye benzemekteydi. Ancak çağındaki hiç bir tasvirde olmayan unsurlar taşıdığı hemen dikkat çekmektedir. Bu bir denizaltı mıdır? Bir korsan gemisi midir? Veya o dönemlerde denizciler tarafındak sıklıkla görülen bir UFO veya daha doğru tabiri ile bir USO (Unidentified Swimming Object-Tanımlanamayan Yüzen Araç) mudur?

(Bu yazıyı https://saklisite.wordpress.com dan çaldım)

(Bu yazı Saklı Site tarafında hazırlanmış olup Alıntı veya Tercüme değildir. Kaynak göstermeden Kullanılmaması Rica ve İhtar Olunur)

Reklamlar

Özbekistan'da Bir Mağaradaki Dergi Sayfası???

30 yıl kadar önce dünya-dışı ziyaretçiler tartışması Batı’da Daniken ile gündeme gelmiştir. Aradan geçen süreye rağmen teorinin hala sıcaklığını korumakta olduğunu görüyoruz.

1970li yıllarda Erich Von Daniken’in ” Chariots of the Gods? – Tanrıların Arabaları” adıyla ülkemizde de olay yaratan kitabı oldukça popülerdi. Bir çok kimse tarafından kabul gören yazarın teorisine göre İnsanlık en eski çağlarından beri kozmik ziyaretlerle karşılaştı. Uzaylıların bu ziyaretleri insanlığın efsane ve geleneklerinde korunmuştur. Daniken’e göre bu ilk ziyaretler tarihöncesi çağlarda başlamış ve insanlığın gelişiminde önemli bir etken olmuştur. Bu görüşe göre şimdilerde kaybolmuş bir ırkını öyküleri sayısız antik öyküde anlatılmaktadır. Lemurya, Atlantis ve Nazca tüm bu antik temasların sonucuna dair anlatılar içerir. Daniken’in bu önermelerinden sonra benzeri sayısız kitap ve makale yazılmaya başlanmıştır. Böylece Antik Çağ astronotlarına dair ayrı bir edebiyat ve kurgu dalı ortaya çıkmıştır.

Daniken 14 Nisan 1935 yılında İsviçre’nin Zofingen kasabasında doğdu. Öğrencilik yıllarında antik kutsal yazmalardaki öykülerle büyülendi. Ancak meşhur kitabını İsveç’teki çalıştığı bir otelde yazabildi. Otel müşterilerine yazdığı kitaptan bahsettiğinden hepsinin ilgisini uyandırması doğru yolda olduğu kanısını uyandırdı. Kitabına ” Gelecekten Anılar ” ismini koyduysa da yayıncısı bu ismi beğenmedi ve Tanrıların Arabaları olarak düzeltti. Kitap prehistorik çağlarda dünyaya gelen uzaylı zekaların insanlık medeniyetini kurduğunu iddia etmekteydi. Kaynak olarak eskinin anlatılarını, tarihi yapımları ve efsaneleri kullanmaktaydı. Folklorik bu alt yapı kitabın ilginç iddiasına ayrı bir egzotizm katıyordu. Ancak Daniken teorilerine dayanak yaptığı kanıtlarını gelişigüzel çok incelemeden seçip kontrolsüz bir biçimde sunuyordu. Üniversite çevresinden gelmemiş olması ona bu hakkı veriyordu.

Kendisine sorulduğunda ‘ben bir şeyler iddia etmiyorum, sadece sorular soruyorum’ diyordu.

Kitabında Ahit Sandığını dev bir elektrik kondansatörü olduğunu kanıtlamaya çalışıyor, Nazca düzlüğündeki ancak yukarıdan görülebilen devasa çizimleri kozmik ziyaretlerin gerçekleştiği hava limanları olarak anlatıyordu. Daniken’in mağara Özbekistan’da mağara duvarına çizildiğini iddia ettiği Uzaylı-Tanrı resimlerinin daha sonra yakın tarihte bir Fransız derginin benzer konuda yazdığı makalenin illistrasyonu olduğu açığa çıkıyordu. Bir yandan Velikovsky’nin teorisini savunuyor diğer yandan Venüs gezegeninin eski insanlar tarafından tanındığını iddia ediyordu. Konuya ilgi artıkça ve enformasyon çoğaldıkça kendisi de sonraki kitaplarında geri adımlar atıyor, bazen yanıldığını ikrar ediyordu.

Aslında ona ait olduğu iddia edilen teori ilk olarak 1950-60 lı yıllarda Ruslar tarafından tartışılmış, kendinden önce bir çok batılı okültist yazar tarafından ileri sürülmüştü. Raymond W. Drake’ın beş kitaplık Gods and Specemen? serisi bu kitaplar içinde en çok okuyucu bulandı. Pauwels ve Bergier’in ” Büyücülerin Sabahı ” ( Bu kitap Türkiye’de Evrenin Sahipleri ve Almanya’da 3000 yılına Doğru ismi ile yayınlanmıştır) isimli yapıtından hiç bahsetmeyen Daniken tüm dayanaklarını bu kitaptaki teorilerden alıyordu.

Daha sonraları, aynı konuda benzer veya tamamlayıcı başka çalışmalar da yapıldı. Bunlardan bir Alan Alford isimli yazarın çalışmalarıydı ki, önce uzaylıların dünyaya medeniyet getirdiğini iddia eden yazar, daha sonra aynı materyalleri kullanarak eski çağlarda göksel bir felaket yaşandığını medeniyetlerin bundan etkilendiği söylemeye başlamıştır. Daha sonra teorisindeki delikleri fark ederek, gene aynı kaynakları baz alıp bu kez aslında böyle bir göksel afetin hiç bir zaman olmadığını insanın kendi benliğinde var olan korkuları ile bunun yarattığını ve medeniyetini buna göre biçimlendirdiğini ileri sürmeye başladı. Yazar durmadan çark ediyordu.

1994 yılında ” The Orion Mystery ” (Türkçe Tanrıların Evi Orion’da adı ile yayınlanmıştır) adlı ortak çalışmalarında Robert Bauval ve Adrian Gilbert Eski Mısır medeniyeti ve halkının Orion (Avcı) Takımyıldızından gelen ziyaretçilerden ortaya çıktıklarını savunmuşlardır. Gilbert ve Bauval takdir edilecek bir buluş yapmışlardır. Üç büyük piramit Orion Takımyıldızının kemer kısmını oluşturan üç yıldız ile aynı konumda ve oranlı uzaklıkta olduklarını fark etmişlerdir ki, bu fikir Mısır bilimcileri tarafından da kabul görmüştür. Orion teorisi ziyaretçilerin Orion Takım yıldızından geldiğini ve Avcı takım yıldızının bu yüzden tüm insanlığın ortak ilgisini çektiğini iddia etmekteydiler. Erich von Daniken

Antik çağ Mısır halkı Osiris isimli Tanrıyı kutsal sayarlardı. Osiris “Şa” isimli kozmik isimle anılırdı. Mısır dilinde bu Orion Takımyıldızını temsil etmekteydi. Gilbert ve Bauval piramitlerin yüzeyinde garip bir şaft buldular. Bu alanın ölen firavunların ruhlarının yeniden geldikleri Orion takımyıldızı yönüne gönderilmesi için düşünüldüğünü söylediler. Bu görüş dünyanın yörüngesinin değiştiği gerçeği ile çok örtüşmemekte ve farazi bir teori olarak görülmektedir.

Böylece daha yeni yeni Danikenler ortaya çıkmaya devam etti. Tanrıların Arabaları kitabından sonra Daniken yaklaşık 30 kitap daha yazdı ve 60 milyon kopya sattı. O yolculuk yapmaktan, yeni fikirler üretmekten, televizyon programlarında kendi teorilerini görmekten keyif alıyor olmalı.

Hezekiel

2003 yılında onun teorilerine kaynaklık eden obje ve verilerin gösterildiği kendi projesi olan “Mysteries of the World Theme Park – Esrarengizlikler Parkı” hizmete açılmıştır. Bu yaşlı adam kendi teorilerini kanıtlamakta zorlansa bile arkeolojiye katkısı kadar yarattığı sektör ile de takdiri hak etmektedir.

(SAKLI SİTE)